Menu
Tablet menu

DVF Ev Dekorasyonu

diane-von-furstenberg-ev-dekorasyonu
Işığın ve aşkın kentinde yaşayan ya da yaşamak isteyen herkes gibi ünlü tasarımcı Diane Von Furstenberg de Paris’te bulunan evinin penceresinden dışarıya baktığı zaman Eiffel Kulesi’ni görebilmeyi düşlemiş.

Daha sonra tasarladığı yüzlerce envalop elbisesi yardımıyla da, Furstenberg bu hayalini ve daha birçok düşünü hayata geçirmeyi başarmış. Gelin hep beraber ünlü tasarımcının dekorasyon harikası evini mercek altına alalım.

 

von2

Diane Von Furstenberg

“Bir evi baştan yaratırken en önemli unsur kendinizi rahat hissettirecek bir lüksle çevrelemektir.”

-DVF-

von7

Paris’te bulunan Saint German bölgesinin en güzel caddelerinden birinde oturan tasarımcı bugüne kadar adeta bir film sahnesinden fırlamışçasına duran evini birçok gazeteciye açtı. Diane von Furstenberg gerek verdiği demeçlerde gerekse kameralar önünde yaptığı açıklamalarda her daim resmiyetten uzak duran, bizleri oldukça iyi tanıyan oldukça sıcakkanlı, güçlü bir kadın… O bir yandan ne kadar şanslı olduğu konusunda her gün Tanrı’ya şükrettiğini söylerken aynı zamanda da karşılaştığı herkese sonsuz bir cömertlikle davranan ve her insanı sonu olmayan sınırsız bir güçle cesaretlendiren diğer tasarımcıların aksinde oldukça farklı bir kadın… Çalışanlarının kendisine hitap ettiği şekilde DVF, kendisi için yarattığı hayatı çok seviyor. Özellikle de New York’ta bulunan Meatpacking District’teki modaevinden Seine Nehri’nin hemen kıyısında yer alan evine dönerken ayrı bir mutluluk duyuyor. Çünkü DVF, kökenlerinin Paris’te bulunduğunu ve onun kendisini yalnızca buradayken güvende hissettiğini söylüyor.

von1

Diane Von Furstenberg’in oturma odasında bulunan bu cam sehpa narin kiraz çiçekleriyle süslenmiş ve Kimiko Yoshida’nın imzasını taşıyan özel bir tasarım… Tasarımcı Louis Vuitton Kimiko Yoshida’nın çalışmalarını sergilerken bu sehpayı görüp, hayran kalmış ve hemen kendi evi için satın almış.

von3

Paris’te yaşamayı çok seven ve hayatının sonuna kadar burada olmak istediğini dile getiren Belçika doğumlu tasarımcı 1985 yılında Paris’e taşınmış. Şirketini sattığı yıl, çocukları da yatılı okulda kalmaktan oldukça mutluyken onu New York’a bağlayan bir şey kalmadığı için böyle bir karar almış DVF. Tabi bir de malum aşk hayatı var. Fransız erkek arkadaşının da desteğiyle Paris’ten bir ev alıp buraya yerleşmiş. Fransızca her ne kadar Furstenberg’in ana dili olsa da onun Paris hayali, çiçek satıcıları ya da Seine Nehri boyunca dizilen kitapçıları izleyerek yürüme düşü hemen hemen herkesin hissettiği evrensel bir duygudur. Tasarımcı ABD’li yazar Gertrude Stein’ın kütüphanesine benzer zengin bir edebiyat salonuna sahip olmak istemiş ve bunu da gerçekleştirmiş. Hatta ilk adımı da Stein’ın yaşamış olduğu sokakta daire kiralamak olmuş. Böylece o yıllarda küçük bir yayınevi kurmuş. Furstenberg’in kendi deyimiyle o zamanki yaşantısını özetleyecek tek bir cümle var; “O yıllarda tam bir bohem olmuştum.”

von8

Bohem bir hayat tarzıyla geçen 13 yılın ardından takvimler 1998 yılını gösterdiğinde ise DVF giyim şirketine yeniden hayat vermeye karar verip, Paris’teki kiralık dairesini bırakmış ve New York’a geri dönmüş. Şirketini hayata döndürme projesi ilk modaevi girişimini geride bırakıp her daim her yerde rastlanan, evrensel boyutta beğeni kazanmış ve bugün dahi kıyafet dolaplarımızın olmazsa olmaz parçaları arasında yer alan envalop elbisesi sayesinde sonsuza kadar hafızalarda yer edinecek olan büyük bir başarıya dönüşmüş.

von9

Dünya çapında bir üne kavuşan tasarımcı bu ikinci girişiminin hemen ardından bu defa her zaman hayal ettiği daireyi satın almak üzere Paris’e geri dönmüş. Paris’te aradığı daire ise Furstenberg’in ifadesiyle; “Audrey Hepburn’ün canlandırdığı Sabrina karakterinin yaşayabileceği tarzda bir daire arıyordum.” Oluyor. Uzun bir arayıştan sonra nihayet tasarımcı kendi beğenisine uygun bir mekan bulduğundaysa bugün yaşadığı dairenin ilk satın aldığı zaman Hepburn’e layık bir daire olmadığını görmüş. Çünkü bu dairenin ne kapısı, ne parkesi ne de su tesisatı varmış ve dairenin içerisinde güvercinler yaşıyormuş. Tüm bu olumsuzluklara rağmen konumu Paris’in en güzel yerlerinden birinde olması nedeniyle DVF’nin başka bir ev bakmasına engel olmuş. Çünkü bu harabe evin birinci cephesi Seine Nehri’ni, ikinci cephesi tarihi bir katedralin bahçesini, üçüncü cephesi Institut de France’in kubbesini ve dördüncü cephesi de Eiffel Kulesi’ni görüyormuş. Elbette bundan daha iyi hangi ev olabilir ki?

von10

Böylece Furstenberg’in “O ve eşi Betty oldukça iyi bir zevke sahiptir.” Dediği François Catroux’un yardımıyla (Betty Catroux ve Loulou de la Falaise Yves Saint Laurent’in moda hayatı boyunca ilham perileri olmuşlardır.) Diane von Furstenberg hem oldukça sıcak hem de oldukça sıra dışı bir mekan yaratmış kendi için. DVF’nin ilk işi Paris’te bulunan tüm dairelerin içinin ortak noktası olan tüm koridorları ortadan kaldırmak olmuş. Böylelikle daire artık hem çok daha geniş hem de daha kullanışlı duruma gelmiş. Diane von Furstenberg’in ikinci işi ise yalnız kalmak istediği zaman kapatabileceği kayar kapılar koymak olmuş evine. Böylece hem kapıların fazlalığından kurtulmuş hem de yalnız olduğu zaman sanatı, kitapları, fotoğrafları yani zevk aldığı her şeyi bir kerede ve bir arada görebilme şansına sahip olmuş. Diane von Furstenberg bu duyguyu; “Kapıları kaldırdıktan sonra nereye balsam sevdiğim bir şeyler gözüme çarpıyor. Bu nedenle evimde zaman geçirmekten inanılmaz zevk alıyorum.” Olarak ifade ediyor.

von12

**Tasarımcının evindeki tüm holler kütüphaneye çevrilmiş durumda... Bunun ise evi büyütmekten çok daha gerekli bir açıklaması var Diane von Furstenberg için; "Hiçbir şey eve bir kitap kadar sıcaklık veremez." Diyor ünlü tasarımcı 19. yüzyılda yazılmış Demir Daybed'ten alıntı yaparak...

von13

**Diane Von Furstenberg'in bir zamanlar oldukça yakın arkadaşı olan, büyülü bir dünyaya sahip olarak ifade ettiği ünlü ressam Warhol tarafından yapılmış bir portresi...

von15

Tasarımcı evinin tavanları oldukça yüksek olduğu için duvarları oldukça farklı ve zengin renklere sahip dokumalarla kaplamış. Bu dokumaların ortak özelliği ise hepsinde pek çok farklı motifin bulunması… Böylece daireye hem oldukça lüks hem de sıcak bir hava katılmış. Von Furstenberg bu kaplamaları kendisinin sofistike bir mücevher kutusunun içindeymiş gibi bir duygu hissedebilmesi için yapmış. Yemek odası ya da oturma odası olarak tanımlanabilecek olan mekanlar ise bugüne kadar gördüklerimizin biraz dışında kalıyorlar. Çünkü tasarımcı öncelikle resmi olan hiçbir şeyi sevmiyor. Bu yüzden de evinin her yerinde yemek yiyebilmek, uyuyabilmek ya da tasarımlarını yapabilmek istiyor. “Kendimi kanepeye bırakmayı çok severim bu nedenle evimin her yerinde büyük divanlar bulunuyor. Büyük masalar kullanmayı da çok seviyorum. Bu neden bu masaları evimin her yerine koydum. Eğer resmi bir yerden bakarsanız evimin her yeri yemek odası… Bana göreyse evimin her yeri nefes alınabilecek rahat bir yaşam alanı…” Diyor Furstenberg.

von14**Diana Von Furstenberg'in evinde bulunan büyük masalar üzerinde her daim onun dokunuşunu bekleyen kalemleri ve çizim pad'leri bulunuyor. Yani bu ev tasarımcının potansiyel çalışma yeri... Ayrıca Furstenberg'in fotoğraf makinası da her daim elinin altında çünkü o Paris'te bulunduğu zaman zarfında daima kuşların, yaprakların, çiçeklerin ve yağmurun fotoğrafını çekiyor. Yeni sezon tasarımlarının ilham kaynakları her daim doğadan objeler oluyor.

von16

**Tasarımcının oturma odasında bulunan sandalyelerin üzeri boncuk işlemeli kumaşlarla kaplı...Afrika alınmış, heykelimsi puflar ise Herve van der Straeten imzasını taşıyor. Halının üzeri ise hayvan baskılı çünkü Furstenberg vahşi hayvan çok şehvetli buluyor ve bu havayı evinde de yaşatmak istiyor.

von17

Kısaca tasarımcı için yaşadığı bu mekanı kendine özel kılan şey geçmişten kalan eşyalar açısından oldukça zengin bir Paris otelinin en iyi suiti gibi olması… New York’ta yaşadığı sırada Connecticut’ta bulunan 30 yıldan fazla yaşadığı ev, ailesinin evi olduğu için hiçbir zaman bu denli kabullenememiş. Orada da çok sevdiği insanlar, hayatının tarihi, kariyerinin arşivleri olmasına rağmen Paris’te kendi zevklerini yansıtan evini kendi zevkine göre baştan yaratmış. Diane Von Furstenberg’e göre New York çalıştığı yer… Los Angeles ise kocası (medyanın en büyük isimlerinden olan Barry Diller) ve tasarımcıyı yansıtıyor. DVF’nin eşi ve çocukları Paris’ten pek hoşlanmıyorlar. İşte tam da bu nedenlerden dolayı DVF’nin açıklamalarıyla bitirelim “Ailemden kimse Paris’ten hoşlanmıyor. Her ne kadar buraya uçuş mesafesi oldukça uzun ve ürkütücü olsa bile bu beni yansıtan mükemmel daireme adım attığımda yardımcı Anne Marie benim için bir fincan çay getiriyor. Anında ruh halim iyileşiyor. Bu dairede yalnızca tek bir tane yatak odası bulunuyor aslında özellikle yaptım. Ve bundan en ufak bir suçluluk duymuyorum.”

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Ece

Yorum eklemek için giriş yapın
yukarı çık
  1. Yeni
  2. Yorumlar
KERATİN BAKIMI VE BREZİLYA FÖNÜ
SAÇLARIMIZ İÇİN KALICI BİR YÖNTEM
SAÇ TÜYÜ TRENDİ BAŞLADI! RENGARENK SAÇ TÜYLERİ İLE HERKESİ KISKANDIRIN!
ARGAN YAĞI VE BİTKİSEL BİR EL KREMİ ÖNERİSİ
SAÇ BAKIMI VE UZUN SÜRELİ SAÇ ŞEKİLLENDİRME
EN ÖZEL GÜNÜNÜZDE PORSELEN MAKYAJLA EN GÜZEL SİZ OLUN
ARGAN YAĞI BAKIMI İLE MÜKEMMEL SAÇLAR
PORSELEN MAKYAJ İLE KUSURSUZ CİLTLER
CİLDİNİZDE PORSELENİN IŞILTISI OLSUN
PORSELEN MAKYAJ HAKKINDA FARKLI DÜŞÜNCELER
KUSURSUZ BİR CİLT İÇİN PORSELEN MAKYAJ
ÜNLÜLERİN GÜZELLİK SIRRI: ARGAN YAĞI
KERATİN BAKIMI İLE BREZİLYA FÖNÜ
KALICI FÖNLE YILIN YARISI FÖNLÜ SAÇLARA SAHİP OLUN
PORSELEN PUDRA VE PUDRA TONLARI